29 Nisan 2008 Salı

oktay ustanın elmalı baklavası

şimdi bizim baklavaların resimlerini ekleyemedik ya. ben de diğer sayfalardan bir güzel baklava resmiyle ağzınızı sulandırayım istedim.onun için oktay ustanın eski sitesinden bir resim bulup buraya ekledim.bu baklavada fındık ve elma varmış tarifine şöyle bir göz gezdirdim.ilginç geldi bana.biz de tepsilerden birini tereyağı ile yağladık bu resimdeki gibi yağda yanmalar oldu. bence en güzeli ve hafifi sıvıyağ. bir de bizim baklavanın özelliği sevgili Ayşe teyzemin elleriyle yapmış olduğu nişasta"ellerine sağlık teyzeciğim :) "
seneye ben de isterim. ve bir özelliği de baklavanın kıtır kıtır olması için içinin çeke çeke pişmesi ağır ateşte yavaş ama uzun süren bir pişirme yapılması. hal böyle olunca tereyağı buna çok fazla dayanamıyor. herneyse bu yazıları okuyan da beni baklava uzmanı sanacak.ben sadece annemin taktiklerini aktarıyorum.yarın lazım olursa ben de burdan bakıp hatırlayabilirim. internetim olan heryerde tabii......

yazı var, görüntü yok

bugünlerde bilgisayarımda bazı sorunlar var.neden bilmiyorum resim bilgilerini okuyamıyor. dolayısıyla bilgisayarıma yeni resimlerimi ekleyemiyorum ve bloğuma tabii ki. bu sorun ne zamana kadar çözülür bilemiyorum.
biz bugün ne yaptık annemle onu anlatayım. 3 tepsi baklava ve birsürü katmer. haşhaşlı katmer, tahinli katmer...
ama yağları kızdırıp baklavalara döktüğümüz için bütün ev yağ kokuyor.her ne kadar aspiratörü açtıysak da doğrusu ev hala yağ kokuyor. bu yüzden katmerleri afiyetle lüpletemedik.hani kokusundan doyduk diyorlar ya! bizimki o hesap oldu. yarım katmer, 1 bardak ayran...E akşam yemeğinde yeter.
ne güzel resimlerini çekmiştim. küçük kızım da anneannesine ardım etti. inanamazsınız çok maharetli bir kız olacak hiç anasına çekmemiş. annem ona bir baklava bezesi bir de merdane verdi. arada bir de çevirdi ki hep aynı yöne büyümesin müstakbel yufka yaprağı diye... hamarat kızım bezeye merdaneyi bastıra bastıra servis tabağı kadar büyüttü. sonra annanesi onu usta usulü incecik açtı.ama bu kız böyle zemin bulsa 10 seneye kalmaz beni mutfaktan atar kendi işlerin başına geçer görünüyor. çünkü daha şimdiden kimsenin yaptığını istemiyor. her şeyi ben yaparım diyor. bu kız yarın beni de beğenmez mi ola acaba?... Allah korusun

24 Nisan 2008 Perşembe

çağla yeşili



Annemin evinin bahçesinden badem ve kayısı çağlası...

23 nisan kutlaması


biz 23 nisan kutlamalarına katılamadık. çünkü çubuk barajına pikniğe gittik. doğal olarak çok eğlendik. sizin için güzel kareler yakalamaya çalıştım.
Altınpark'tan Kızılay'a yürüyüş vardı.öglen pikniğe giderken yol boyunca sıralanmış ve yürüyüşe hazırlanan araçları gördük çocuklar maket çizgi film kahramanlarını görünce çok heyecanlandı.dönüşte ise yolu trafiğe kapalı olduğu için 15 dakikalık yolu 40dakikada gelebildik.biz piknikteyken memleketten annem geldi onu da eve götürmeden piknik alanına götürdük.annem de bize taze çağla getirmiş bahçemizden afiyetle yedik.hiç pazardakiler gibi değiller taptaze.....







19 Nisan 2008 Cumartesi

dili iyi kullanma ve güzel konuşma



Geçtiğimiz salı günü yunus emre kültür merkezinde bir gösteri vardı. Öncü koleji 2 Bulut sınıfının "dili iyi kullanma ve güzel konuşma" üzerine faaliyetlerine katıldık. 2. sınıf öğrencileri öğretmenleri eşliğinde güzel bir gösteri sergilediler.önce küçük bir judo gösterisi yapıldı. halk oyunları, şarkılar, skeçler... hele bir skeç vardı tam anlamıyla bayıldım. oyunun adı "aç mısın, tok musun" harika bir ironi. tencerelerin üzerini numaralamışlar ve kapakların içlerine zararlı yiyecekleri yazmışlar. tek bir tencerenin içinde iyi bir yiyecek var. o da vitaminler.diğerleri ise cola,cips, çikolata,hamburger vs. vs... kazanmak için tek iyi yiyeceği bulmaması gerekiyor. hamdi beyden aldığı teklifler de kutu kutu cola, paket paket cips gibi zaralı yiyecekler... her tencerenin kapağı kapalı. bunları tek tek açtırdı ve en sonunda vitaminleri buldu yarışmacı.
okulun bütün öğrencileri salondaydı. bir de 2bulut sınıfının velileri ve misafirleri.program sonunda okul müdürü okulda yapılan yarışmalar neticesinde kazanan öğrencilere ödüller dağıttı. yarışma konuları çok hoşuma gitti. mesela "sınıfta öğretmeni iyi dinleme","Türkçeyi güzel kullanma" ,"tenefüste doğru davranma" gibi gibi konular...
başarılar diliyorum Ankara öncü koleji....

15 Nisan 2008 Salı

dantel mutfak havlusu

yine bu da Aynur arkadaşıma ait bir sanat eseri. yalnız benim biraz hatam olmuş "ne?" derseniz derim ki " hiç iyi fotoğraflayamamışım."biraz bulanık çıkmış . resme tıklarsanız belki bir faydası olur.:)

boyunluklar





bunlar da kermes için yapılmış boyunluklar. Hanımlar bütün bir kış kendileri için ciciler örerken kermes işini de ihmal etmemişler...

kermese hazır lifler



kermese hazırlanan bu lifleri hünerli ellere sahip aynur hanım işledi .ellerin dert görmesin Aynurcuğum.

6 Nisan 2008 Pazar

KURDALE NAKIŞI HAVLU


Bu havlunun modelini kendim ayarladım.

kurdale nakışı yapmak isteyen benim gibi acemiler için pek desen yok internette. Mecburen iş başa düştü ve kendi modelimizi kendimiz yapmak zorunda kaldık bence fena olmadı. bu havluyu kesmes için yaptım. bakalım kim alacak?....

elimde bir havlu daha var bu havlunun eşi. onun için başka bir model tasarlamak istiyorum.bakalım o nasıl bir model olacak. onu yapınca buraya resmini koyarım siz de yorumlarsanız mutlu olurum....:)

5 Nisan 2008 Cumartesi

çift ipli atkı

bu da bir başka marifetli arkadaşıma ait.kendisi uzun kelebek ip ile tiftikvari bir ipi birlikte örmüş örülüşü de gayet basit. 2 teli birlikte örmüş sonra da 1 tel artırmış ve bu düzende sıraları tamamlamış. ucuna da papatya yapmış...

yeşil bolero (kız çocuklarına:)



bu bolero Aynur arkadaşımın internetten örneğini aldığı bir model. bu model 2-3 senedir Ankara'da çoook moda... Ellerine sağlık Aynurcuğum.

3 Nisan 2008 Perşembe

kırmızı bebek elbisesi


Bu elbise 9 aylık kız çocuklarına uygun bir elbise. kızım ise 3 yaşını doldurdu ama hala bu elbiseyi giyebiliyor. altına kot pantolon giydirip bluz olarak da kullanabiliyorum.çok cici oluyor...

klozet takımı

bu klozet takımını geçen sene bir hevesle örmüştüm. Ama doğrusu aşağıdaki resimleri daha önce görmüş olsaydım belki bir örnek alırdım. burdan bakabilirsiniz http://hobilerimveben.blogcu.com/9740001/









2 Nisan 2008 Çarşamba

şekayık çiçeğim...


bu çiçeği sakarya kuzuluk kaplıcalarına gittiğimizde şahane çiçeklerle dolu bir seradan almıştım. ama bakımını beceremedim. daha doğrusu şekayık çiçeği bir bahçe bitkisi ve 1 yıllık bir bitki. kışın kurumuş gibi görünüp baharda tekrar yaprak çıkarmalıydı ama bu garibim ikinci baharı göremedi. sayemde:)

aaah güzel bahar


şu güzelliğe bakar mısınız...
hava muhalefeti nedeniyle verdiği caaanım pozu biraz eksik görünüyor ama kendisi bi şahane.
Bursa'da botanik parkta görüntülemiştim bu güzeli. epey mücadele etmiştim heybetli bir fotoğrafını çekmek için ama görüldüğü gibi rüzgar izin vermedi.Bursa botanik parkta en çok japon bahçeleri merakımı celbetmişti ama umduğum gibi değildi. ben daha şaşaalı bir manzara bekliyordum ama... neyse ben gitmeyeli belki daha bi güzelleşmiştir çünkü bu resim yaklaşık 3 sene önce çekilmişti.ama genel itibarıyla güzel bir park çok zevk alarak gezmiştim. Hele bir de bisiklet turum var ki...
botanik parkta 15 dakikalık, yarım saatlik bisiklet kiralamak mümkün. ben de bir bisikletsever olarak bu fırsatı hiç kaçırmadım doğrusu.çeşitli bisiklet alternatifleri var mesela bebeğini önündeki sepete bindirip gezebileceğin bir türü var.mesela arka arkaya 2 kişinin pedal kullanabildiği bisiklet var ve mesela 3 tekerlekli bisiklet var. benim küçük kızım ela henüz birkaç aylık olduğu için biz kendi ailemize uygun bir bisiklet bulamadık ve ben tek bayan bisikletine atlayıp çiçek bahçelerini turladım ve süremin bitmesine yakın döndüğümde eşimle yolda karşılaştık.çünkü o benim için endişelenmiş ve kızları bırakıp peşime düşmüş.düştüm filan sanmış canımcığım. beni karşıdan gelir görünce ferahladı adamcağız. güzel bir bisiklet turuydu.
arkasından da botanik parkın hemen önünde mangalımızı yakıp piknik yapmıştık... Hey gidi günler...
şimdi ankaradayım ve doğru dürüst pikniğe gidemiyoruz.
şimdi havalar güzelleşti ya...
gerçi birkaç gündür epey soğudu ama pikniğe gidemeyecek kadar da soğuk değil bence.
neyse en kısa zamanda bir piknik ayarlamam lazım. anlaşılan iş başa düştü...

1 Nisan 2008 Salı

muzlu rulo pasta



PANDİSPANYA
. 4 yumurta
. 1,5 çay bardağı pudra şekeri
. 1 çay bardağı mısır nişastası
. 1çay bardağı un
. 1paket vanilya
. 1 tatlı kaşığı kabartma tozu



yumurta ve şeker iyice çırpılıp üzerine diğer malzeme eklenir.iyice çırpılır. Fırın tepsisine yağlı kağıt serilir ve üzerine pandispanya eklenir. 170 derece fırında kabarıp ama pembe olmadan alınır. yağlı kağıttan ayrılırsonra tekrar aynı kağıda sarılıp ılındırılır.



kreması için
1 kilo süt
4 yemek kaşığı un
4 yemek kaşığı nişasta
8 çorba kaşığı şeker
bir tencerede kaynatılır.ateşten alındıktan sonra 100 gr margarin ve 1 paket vanilya katılıp çırpılarak yağ kremaya yedirilir.oldukça katı bir muhallebi olmalı.
muhallebinin yarısı pandispanyanın içine yayılırve bir ucuna da soyulmuş bütün muz konulur genellikle 2 muz yeterli oluyor ama muz tek kalmışsa enlemesine ikiye bölünmüş muz da kullanılabir.malzemeler pandispanyanın içine konulduktan sonra tekrar rulo haline geri getirilir. kalan muhallebiyi çırpılmış krem şantiyle karıştırarak yeni ve daha hafif bir krema elde edilebilirsiniz.ve onunla da rulo pastamız iyice sıvanır. ve süslenir. ama istenirse sadece krem şanti ile de pastamızı kaplayabiliriz.
yukarıdaki ilk iki resimde krema muhallebi ile krem şanti karışımı kullandım. en son resimdeyse sadece kem şanti kullandım her ikisi de harika oluyor.
kolay gelsin....

yazarlar

bu site çok ilginç ve çocuklar için eğlenceli

Fare İle Çizinler Desenler
fizikbilim.com - 18 03 2008
Hayrettin Karaman`ın Web Sitesi