24 Kasım 2008 Pazartesi



Zaman çok iyi bir öğretmendir. Ama ne yazık ki bütün öğrencilerini öldürür...


performans ödevimiz:kumbara yapmak



bu kumbaramızın bitmiş hali.
bunu kosla kutusundan yaptık.
elişi kağıtlarıyla kaplayıp kurdaleyle süsledik.






üzerini para sığacak şekilde kızgın bıçakla açtık(biraz zor oldu ama neyse)
nihayet tamamladık....
ha bu arada tüm öğretmen arkadaşlarımın öğretmenler gününü kutluyorum.

18 Kasım 2008 Salı

Terbiyeli işkembe çorbası pdçse-30

bu tarifi pdçse-30 etkinliğinin ev sahibesi susamcorekotu.blogcu.com
adresine gönderiyorum. arkadaşa koay gelsin diyorum.

1 kase ayıklanmış, pişirilmiş ve dahi küçük küçük doğranmış işkembe
2 kaşık un
2 yumurta sarısı
1 limon suyu
sirke, sarımsak
2 kaşıktuz, kırmızıbiber

İşkembenin suyunu, bir tencereye alarak kaynamaya bırakalım.

Bu arada terbiyeyi hazırlayalım. İki kaşık una bir limon suyu, iki yumurta sarısını ve 1-2 fincan su ilave ederek pürüzsüz ve topaksız kıvama gelene dek çırpalım. Kaynamakta olan işkembe suyuna azar azar ve sürekli karıştırarak dökelim.
Doğranan işkembeleri de ekleyerek tuzunu ayarlayıp 5 dakika kaynatalım. Sarmısağı döverek ilave edelim. Çorbayı kaselere aldıktan sonra üzerine kırmızı biberli tereyağı gezdirerek servis yapalım (arzuya göre sirke ilave edelim)
afiyet olsun...............

14 Kasım 2008 Cuma

dikişsiz bebek yeleği



bu modelin anlatımını daha sonra ekliyeceğim. şimdilik dikişsiz bir başka model veren arkadaşıma yönlendiriyorum sizi..
http//evdekisanat.blogspot.com
bir de dikişsiz bayan yeleği var tam sayfa girerseniz görebilirsiniz.

13 Kasım 2008 Perşembe

kumru

1 paket kuru instant maya
3 tatlı kşğ şeker
1 """" "" tuz
1 su bardağı ılık süt
1 paket margarin
4,5 su bardağı un

üzerine 1 yumurta sarısı

hamur bildiğimiz üzere yoğrlup mayalandıktan sonra küçük parçalara ayrılır. tepsiye dizilir yumurta sarısı sürülüp kızgın fırında üstü kızarıncaya kadar pişirilir...

12 Kasım 2008 Çarşamba

minik tatlı


beyaz renkli tatlı bizim minik tatlı. diğeri pastane tatlısı. arkadaşım getirmiş gelirken sağolsun. ben de ikisini bir servis ettim. bu tarifi 29, pdçe etkinliğini düzenleyen karabiberin mutfağına
gndermek istiyorum. kolay gelsin diyor ve tarife geçiyorum.


malzemeleri
şerbetini anlatmak istiyorum önce. çünkü şerbeti kaynatılmadan yapılıyor.
3,5 su bardağı şeker
3,5 su bardağı suyla
şekeri eriyene kadar karıştırılp bir kenara alınır.
1 çay brdğ şeker
1 çay """" sıvıyağ
1 çay """" yoğurt
2 yumurta
1 paket kabartma tozu
veee
aldığı kadar un
karıştırılıp minik parçalar halinde koparılıp şekil verilir.
hurmaya benzer bir şekil diyiim ben
tepsiye dizilir ve 180 drc fırında kızarana kadar pişirilir.
ben arkadaşa drcsini sormadım 200 derecede pişirmeye kalktım altı çok kızardı ama üstü beyazken almak zorunda kaldım
neyse...
uzatmayayım
fırından çıkınca 2 dakika sonra şerbeti tepsiye döküyoruz işte bu kadar
afiyet olsun
çok lezzetli ve pratik.
şiddetle tavsiye ediyorum :)

kolyeler..




emine hanımın son çalışması bu kolyeler çok güzel olmuş.
sizce nasıl?..
eline sağlık arkadaşım..

tığ işi patik

yabancı bir siteden aldığım patik örneği..
gördüğünüz gibi çok basit..

8 Kasım 2008 Cumartesi

7 Kasım 2008 Cuma

sonbahar gülleri

cumhuriyet bayramında ailecek gezmeye gittik.kızlar teleferike binmek istiyordu uzun zamandır ama bir türlü bir fırstını yakalayamamıştık.
Bunun için bugün çok uygundu. Üstelik hava da şahaneydi.önce lunaparka gittik. çarpışan arabalara bindik.(çünkü diğer oyuncaklara binmeye cesaret edemiyorum.)
çocuk parkında eğlendik.bu fotoğrafta o parktan bir hazan gülü...
neyse sonra teleferiğe bindik. ben daha önce (yıllaaaaaaaaar önce yani) İzmir'de binmiştim.
ama bu kez öyle korktum ki...
avuçlarım terledi. biletimiz de gidiş-dönüş almış eşim.
bizden başka bi aile daha vardı. ben eşime estergon kalesindeki durakta inelim dedim.
o da korktun mu dedi. yok canım korkmadım da... hani biraz da kale taraflarında gezeriz filan diye kapatmaya çalışıyorum çocuklar tedirgin olmasın diye sağolsun o da inadına konuyu açıyor. tabi diğer aile de benden cesaret buldu meğer onlar da korkmuş. ..
eşim diyor ben inmem hem korkacak bişey yok
yok ben illa incem..
bizimkiler bana gülüyor filan derken kale tarafına geldik baktım diğer aile iniverdi.halbuki onların da gidiş-dönüştü...
ama ben kaldım çünkü bizimkiler i ikna edemedim..
başta büyük kızımı ikna edemedim .
dönüşte ailecek kaldık. ve ben biraz biraz korkumu attım.ve böylece başlangıça döndük.
herhalde ben uçağa filan da binemem...
illa ayaklarım yere basacak.
çocuklar o gün çok eğlendi eve dönmek istemediler hiç.
güzel bir gündü velhasıl...

düğümlü kolye

6 Kasım 2008 Perşembe

zeytin yapımı

ev zeytini yapalım.....



bu zeytinleri memlekete gittiğimde almıştım 5 kilo.
şimdi bunları yarım kilo tuz ve üzerini geçecek kadar su ekleyip 3 gün bekletiyoruz.








bu zeytinlerin suyunu 2 güne bir değiştir demişti zeytini aldığım adam. ben de öyle yaptım ve 15 gün sonra yemeğe hazır hale geldi.şimdi birazını zeytintağı+limon tuzu+kaya tuzundan oluşan koruma sıvılarına aldım.
birazını da suyun içinda bol tuz ve limon tuzu içinde beklemeye aldım.
ha bu arada zeytinler ya kırılmalı ya da bıçakla çizilmeli.
benim zeytin aldığım adamın zeytinleri çizmek için elle çalışan bir makinası vardı ben de zeytinleri çizdirdim. pratik oldu benim için.
doğrusu ilk defa kendim ev yapımı zeytin kurdum.annem hep yapardı ama ben evlendikten sonra bulunduğum memleketlerde hiç yeşil zeytin bulamadığım içinböyle bir şansım olmamıştı.
doğrusu damak tadım bu zeytine alışık olunca arıyor.
ama benim kızlar hiç yemek istemiyorlar bu zeytini.....onların favorisi siyah zeytin çünkü.

5 Kasım 2008 Çarşamba

takım takılar.

bu incili takı da çok şık.
takılarımız devam edecek...

küpeler...




resimlerin üzerine tıklayarak daha büyük ve net görebilrsiniz.




Emine hanımın takıları...

takılar, takıştırmalar.....


Eveeeeet....
Bundan sonra yeni bir etiketle karşınızda olacağım.
Bu güzel takıların ustası Emine hanım. o yaptıkça ben de sizlerle paylaşmak istiyorum bu güzel takıları...
önce yüzüklerle başlayalım istedim.
fotoğrafçılığım çok şahane değil biliyorum ama idare ediceğim artık.






işte bu mavi taşlı da benim favori yüzüğüm. bundan bi tane istiyorum...
eline sağlık Emine hanım:)

1 Kasım 2008 Cumartesi

Telafi edilemeyecek 4 şey...‏



genç kadın ilk kurabiyesini aldı.
Adam da bir tane aldı.
Bayan çok rahatsız hissetti kendisini ve;
"sinir bir şey! Havamda olsaydım, bu cüretinden dolayı onu yumruklardım!"
diye düşündü.
Bayan bir kurabiye alıyor.
Adam da bir tane alıyordu.
Çıldıracak gibiydi bayan.
Ama olay çıkarmak istemiyordu.
Nihayet son kurabiye kalınca kadın:
"Bu küstah adam şimdi ne yapacak?"
diye düşündü.
Adam son kurabiyeyi aldı;onu ikiye böldü ve bir parçayı kadına verdi.
Aaaaa! bu kadarı da fazla!
Çok öfkelenmişti şimdi!
Kadın sinir içinde kitabını ve diğer şeyleri alıpbir fırtına gibi giriş salonuna, oradan da uçağın içine yöneldi.



Çok utandı.
Çok büyük bir yanlış yaptığını anladı.
Kurabiyelerinin paketini hiç açmadan çantasına koyduğunu unutmuştu.
Oysa ki adam, kendi kurabiyelerini hiç sinirlenmeden ve yüksünmeden kadınla paylaşmıştı.
Kadın ise kurabiyelerinin paylaşıldığını düşünerek çok sinirlenmişti.
Ve şimdi bu durumu telafi şansı yoktu.
Özür dileme ihtimali de kalmamıştı.










Herşeyin kıymetini elindeyken,yanındayken bil ki, sapasağlam tutki sen yorulduğunda o seni bırakmasın. elinden kaydığında belkide çok üzülürsün ama iş işten geçmiş olur.

yazarlar

bu site çok ilginç ve çocuklar için eğlenceli

Fare İle Çizinler Desenler
fizikbilim.com - 18 03 2008